23 Şubat 2013 Cumartesi

mega holding yalanı sakın inanmayın


Mega Holdings Dolandırıcı bir sistemdir...


Merhaba sizleri megaholdings hakkında bilgilendirmek ve o işi yapan dolandırıcılara boyun eğmemeniz için bilinçlendirmek istiyorum.

Arkadaşlar bu bloğu takip ederseniz ben buradan sürekli mega holdings sistemine dahil olup mağdur olmuş insanlara destek olmaya çalışacağım ne yapmaları gerektiği konusunda sizleri bilgilendirmeye çalışacağım. Asla ve asla bazı gerçekleri görmeden bu işe dahil olmayın.

Ben mega holding ile çok güvendiğim bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Bana geldi ve çok onemli bir projede yer aldığını ve bu proje sayesinde hayatını değiştirebileceğini ve hayallerini gerçekleştirebileceğini benimde onunla beraber olmamı istedi. İş hakkında bilgi almak istediğimde ise bilgi veremiyeceğini ve müsait olduğu bir zamanda bir araya gelerek  işte profesyonel olan bu işi uzun süredir yapan insanların işi anlatacağını dile getirdi. Bende kabul ettim ve görüşmeye gittim. Burada amaçları zaten güven ortamı oluşturarak sizi kolayca sistemlerine dahil edebilmek çünkü işe davet edenlerde hiç bir suç yok çünkü onlarda bu işe inanarak başlıyor ve sonra hayal kırıklığınına uğruyorlar. Sisteme dahil olduktan sonra ise bu sistemden çıkmak gerçekten zor çünkü baya bir paranızı yatırmış oluyorsunuz parasını kurtarmak için dahi olsa işe devam etme mecburiyeti ve bu yüzden insanları kandırmaya devam eden insanlar mevcut ne yazık ki .

Görüşme işi yapanlar arasında sunum diye geçiyor ve sunumum arkadasımda yanımda iken bana yapıldı. Şimdi sunumdan bahsetmek istiyorum. Sunumun ilk sayfasında yaşam değiştiren organizasyon isminde bir slogan ile karşımıza çıkıyorlar. Sürekli ilgi ve merakı üzerlerinde tutmak için uyguladıkları yöntemlerden bir tanesi. Daha sonra işte asıl olay başlıyor işte çalışan herkese öğretilen ve insanları pahalı hayal ve etiketler ile kandırma sanatı. İlk başta size söylenen internet eksenli bir işe başladıkları bir web sitesi satın aldıklarını ve kendileri tasarladıklarını dile getiriyorlar.Daha sonra sunum sırasında aklına takılan sorular olursa bir kağıda not alması gerektiği söyleniyor sunum sonunda cevaplanması için . Burda bu şekilde yapılmasının sebebi insanların aklında oluşabilecek sorular zaten bellidir çünkü bunlar daha önce çalışılmıştır sunum sırasında bu soruları insanların gözleri boyanarak akıllarından çıkarmak hedeflenmektedir.

Daha sonra yapılan işin adı zikrediliyor Network Marketing. Sonra sistem anlatılmaya başlanıyor network marketingin üreticilerin ürünlerini müşterilerine doğrudan ulaştırmaya çalıştıkları ticaret metodu olduğu söylenir. yanlış anlaşılmasın network marketing sisteminde sıkıntı yok çünkü dünyada 100 milyar doların üzerinde bir sermaye çevirmektedir fakat network marketing tek bir sistem üzerine kurulu değil ve bu işi haksız kazanç sağlayarak yapan şirketler var. Daha sonra mega holding şirketinden bahsedilir geçmişinden ne zaman kurulduğundan ve başarılarından. İnternet sitesinin Multimedia Super Corridor adlı bir güvenlik ağı korunduğu söylenir fakat sadece bu bir etiketiir bu sistemin nasıl işlediği ve içeriği konusunda bilgileri yoktur . Teorik olarak size birçok bilgi sunarlar fakat pratik olarak bu bilgilerin doğruluğunu kanıtlayamazlar.
İnternet devlerinden google ve yahoo'dan örnekler verilmeye başlanır işe nasıl başladıkları şuan sektörde hangi noktalara geldikleri anlatılır burda amaç bu başarıları kendi şirketlerindede kazanılabileceiğini hissettirmek ve inandırmaktır.

Yavaş yavaş slaytlar ilerledikçe asıl olaya girmeye başlarlar .Mega holdingsin insanlara bir internet paketi sunduğunu ve paketin içeriğinden bahsedilir Paket içeriğide şişirilmiştir insanlara sattıkları web sitelerin piyasa değerinde olduğuna inandırmak için.Bunu küçük bir örnekle açıklamak istiyorum Sınırsız web hosting alanı verdiklerini söylerler fakat daha sonra siteyi alıp panele girdiğinizde 10 gb bir kotası olduğunu görürsünüz bu kota şirket tarafından eğer kota sınırı geçilecek olursa aktarılabilir fakat işe girenlerin % 90 bu kotaya ulaşabileceklerini sanmıyorum . Paketin diğer özellikleride bu şekilde şişirilmiştir.Daha sonra site açmak isteyenlerin problemlerinden bahsederler.
Bu problemler yüksek fiyat , tasarım masrafları ve destek problemidir. Kendi sistemlerinde bu gibi problemlerin olmadığından bahsederler. Fakat kendilerinde bu problemlerin olmadığı kanıtlayacak bir şey sunmazlar. Fakat burda şöyle bir sorun var kimse bir ürünü satmak isterken eksikliklerinden bahsetmez. Ben ürünü alıp kullanmaya başlayınca vadedilen bu özelliklerin sadece hayali olduğunu kendi gözlerimle gördüm.
Daha sonra diğer network marketing sistemlerinden bahsederler burda amaç diğer marketing sistemlerinin eksiklerinden bahsederek en iyi sitemin kendilerinde olduğunu size inandırmaktır.

Artık bahsedilen onca şeyden sonra kıvama geldiğiniz için şimdi size öldürücü asıl vuruşu yaparak sisteme dahil etmek için en önemli kozlarını ortaya koyarlar. Sizin nasıl ve ne kadar para kazanacağınız konusu . Size eğer istediklerini harfiyen yerine getirirseniz yıllık 45.000 dolara kadar para kazanabileceğinizi söylerler.Sunumu dinleyen bu rakamları duyduğunda gözleri kamaşacaktır çünkü hayallerini gerçekleştirmek iyi bir hayat yaşayabilmek için ona vaadedilen para gerçekten çok iyidir. Fakat yinede kafasında soru işareti oluşur büyük bir para ve kazanması kolay olsa herkes bu işi yapardı düşüncesi Sonra önünüze sizin daha iyi anlayabilmeniz için bir kazanç tablosu getirirler ve bu tablonun en sevdikleri slayt olduğunu ve işe girme sebebleri olduğunu söylerler.Tabloda en kotu performansı gösterseniz dahi bu ayda 2 satıştır yıllık 60 000 dolar civarında kazanabileceğiniz gösterilir ve bunu tecrübeli elemanlarına anlattırmalarının sebebi bunun gerçekleştirilebilir olduğunu size inandırmaktır. Evet bu parayı kazananlar var ama sadece sistemin tepesinde bulunan insanlar . 2 sene sonra hatta sarfettiğiniz efora göre sizinde oralara gelebileceğiniz gösterilir. Fakat 2 sene sonra ne olacağı konusunda bir şey bilinmez ki sistemin çürüklüğü şimdiden birçok insanın canını yaktığını hesaba katarsak oraları görmek gerçekten çok zor.Buraya kadar herşey çok güzeldir daha sonra bir senede elde ettiğiniz kazancı sene sonunda hesabı yenilediğinizde şirketin bunuda satış olarak gördüğünü ve bir senede kazandığınız parayı bir seferde tekrar kazanabileceğinizi söylerler. Fakat söylenen herşeyin ucu açıktır çünkü söyledikleri şeyler ile ilgili onları sorgulayacak olduğunuzda verecek cevapları olabilsin . Sunum bu şekilde tamamlanır daha sonra daveti alan kişinin followları ile sunum yapılan kişi sisteme dahil edilmeye çalışılır.
Zaten asıl sorun insanlar işe dahil olduktan sonra başlar. Size işe girerken vaadedilen sözler yerine getirilmez. İşe girmeden sürekli sizinle ilgilenen insanlar ortadan kaybolurlar. Siz onları aramadan asla aramazlar. Size para kazandıracak olanlar artık yeni kandırılacak insanlarla meşgul oldukları için size ayıracak zamanları asla yoktur.

Verilen paralar işe girmeklede sınırlı değildir. İşe girdikten sonra yatırım yapılması ve eğitimlerin gerçekleşmesi gerekçesiyle eften püfden bir çok seminer ve toplantı düzenlerler ve işe dahil olanların bunlara katılması gerektiği eğer katılmadıkları takdirde başarılı olamayacakları ilerleme gösteremeyecekleri söylenir. Bu toplantılar ve seminerler sistemin tepe noktaları tarafından gerçekleştirilir. Evet insanları yetiştirmektedirler fakat yetiştirdikleri lider konuma gelen insanlar elin parmaklarını geçmeyecek kadardır onları yetiştirmelerinin tek sebebi ise insanların gözlerini boyamaya devam edebilmek ve sistemin bu şekilde işlemesini sağlayabilmek içindir çünkü sistemleri sekteye uğrar ise paraları kesilecektir. Ve sistemin başarısıda sadece bu insanlar üzerine kuruludur diğer sistemdeki bütün çalışan insanlar ara elemandır. Eğer başarılı olurlarsa onların dediklerini yerine getirdikleri için başarılıdırlar eğer başarı gelmemiş ise sorun başarısız olan insandadır kendilerinde asla sorun görmeyeceklerdir.

Sistemin eksik ve yanlış taraflarını görüp sistemden çıkmak isteyen yani tabiri caizse saadet zinciri yapmak istemeyen insanlara başarısızlık damgasını yapıştırırlar. Yapılması gereken şeyleri yerine getirmedikleri ,sabırlı olmadıkları , kolay yoldan para kazanma düşüncesine sahip olduklarını söylerler ve başarısız damgasını yapıştırırlar. Eğer at gözlüklerini çıkarıp bakış açılarını değiştirmiş olabilselerdi yaptıkları yanlışları görürler ve bunları düzeltmek için çaba sarfederlerdi. Fakat bunu göremeyecek kadar mevki makam ve para hırsı gözlerini bürümüş durumda. Yakınlarda karşılacakları felaketlerden habersiz fırtınaya doğru yol almaya devam ediyorlar.

21 Kasım 2012 Çarşamba

TANIM


 Gülpınar
Gülagaç ilçesine bagli Gülpinar Kasabasinin çok eski bir tarihi vardir. Bu ad, Hâcip seklinde geçer. Hâcip, eski Islâm ve Türk Devletlerinde Devlet Baskaninin, hükümdarin en yakin ve en güvenilir memurlarindan sayilirdi. Bu Türkçe’mizde (Perdedar) ve (Kapici basi) seklinde ifade edilir. Gelveri’yi (Güzelyurt’u) Sultan II. Keykâvus’dan Konya Subasisi Sipehsâlâr 657 H. Tarihinde satin almisti. Burasinin da Selçuklu Hükümdarlarindan birisinin perdedarinin, hacibinin mülkü oldugu anlasilmistir. Sonra halkin agzinda bu ad (Hicib) seklini almistir. Istanbul’da basbakanlik arsivinde 455 noda kayitli Kanuni devrine ait bir Ilyazici Defteri’nde bu ad (Hâcib Köyü) seklinde geçer. Malikanesinin yarisi bu köydeki Kara Abdal Zaliyesinin, diger yarisi da Turasan Dede’nin evlad vakfidir. Kara Abdal Zaviyesinin yedi dervisi bulundugu da yaziliyor. Sultan III. Murad adina 992.H. yilinda tutulan defterde de bu köyün Aksaray’in Bekir Nahiyesine bagli oldugu söylenir. Ve yine Hâcip seklinde yazilir.
III. Murad zamaninda, köyün yetmis mükellef nüfusu vardi. Kara Abdal Zaviyesi yikilmistir. Türbenin Kubbesi de çökmüstür. Zaviyenin kubbeli camii ayaktadir. Hicip Kasabasi, Hasan Dagi’nin sularini cömertçe akittigi bir yere kurulmustur. Bugün (Kayi, Kaya) gibi konusulan yerde bu camii yikilmis, taslari yapi malzemesi olarak kullanilmistir. Camii billur gibi bir kaynagin basina yapilmistir. Burasi Hititliler’in adlandiramadigimiz bir mamuresi idi. Burasi Beysehir’deki Hitit abidesinin bulundugu eflatun pinarina benzer. Oradaki Hititler’in abidesi bize kadar gelmistir. Eflatun pinari ile Kaya veya Kayipinari birbirinden kopya edilerek yapilmis gibidir. Aksaray’in en muhtesem abidelerinden birisi olan Bekar Sultan Türbesi, yakinindaki Kümbet Türbesi, yakinindaki Kümbet Türbesi ve Kümbet denilen yerlerde arkeologlar ve tarihçiler çok seyler bulacaktir. Hicib’in batisindaki (Kaya), (Kayi), (Kayaya) denilen bir ören var. Burada Hicib’lilarin Cuma namazi kildiklari sekiz direkli, kubbeli bir camii, buraya yakin bir de Erikçil öreni bulunuyor. Eskiden burada Kayi Köyünün bulundugu biliniyor. Simdi bu yapinin döküntüleri kalmistir. Burada Çelebi degirmeni mevcuttur. Buradaki Türbenin 400 m. Kadar kuzeyinde (Iki Obali Ören) vardir. Buraya Yapilipinardan su, tastan harçla yapilmis muntazam bir kanaldan geliyor. Kümbet, Metrük büyük bir kabristanin içindedir. Bu müslüman kabristani burada adini tespit edemedigimiz büyük bir köyün oldugunu belirtiyor. Eski adi (Hâcip) olan ve buradaki bol sulu kaynaklarindan dolayi önce Gürsu sonra da Gülpinar adi verilen bu kasabanin Hititler devrine kadar uzanan bir tarihi vardir. Bekar Sultan Türbesi denilen türbenin kapisinin üstündeki kitabe kazinmis ve yok olmustur. Kümbet Türbesinin içinde yatanin adi, ölüm yili gibi türbeyi yaptiranin adi ve yapildigi tarih simdilik bilinmiyor. 

Aksaray ilinin en muhtesem abidelerinden birisi olan Bekar Sultan Türbesi bu kasabinin sinirlari içindedir. Bu türbenin 400 m. Kadar kuzeyinde Iki Obali Ören vardir.
Kasabanin meshur semtleri sunlardir:
1- Sagikulak Öreni
2- Geçdin
3- Kuyuluyer
4- Besören
5- Agçagil Öreni
6- Bögürdelik Öreni
7- Çukurören
8- Kayacik
9- Kayamahmut
10- Bilalmis
11- Hacimahmut Öreni
12- Akpinar Öreni
13- Iki Oba Öreni
14- Burgu Öreni
15- Göltepe
Göltepe’de birçok degirmen tasi vardir. Burasinin gayri Islami devirlere ait bir meskun yer oldugu yapi kalintilarindan ve döküntülerinden anlasiliyor. Bekar Sultan Türbesinin tarihi vesikalardan birinin kabristanin içinde oldugu yazilir. Bu kabristanin Müslüman kabristani oldugu, buradaki bol su kaynaklarindan dolayi, Gürsu adi verilen büyük bir köyün bulundugu yazilmaktadir. Simdiki kasabanin belirtilen Gürsu köyünden geldigi bilinmektedir.

HICIB (GÜRSU) KÖYÜ
Gelveri yeni adiyla Güzelyurt Bucagi’na bagli olan bu Hicib Aksaray’in 35 kilometre dogusundadir. Iki binden fazla nüfusu bulunan bir köydür. Topraklari Nevsehir ve Nigde topraklarina bitisiktir. Mamasun baraj suyunun Karasu kolunun kaynaklari bu köyün sinirlari içinde düz yerlerden birçok pinarlar halinde kaynar Evlerinin çoguyontma tastan yapilmistir. Burada kerpiçten tek bir ev yoktur. Köylüler kerpici bilmez. Tasi boldur.Köy taslik ve kayalik bir yere iki bölüm halinde kurulmustur. Iki parça arasinda köy kabristani vardir. Köyün güneydogu kisimlari tamamen sulanir. Baglik ve bahçeliktir.
Topragi çok verimlidir. Ilkokulu ve üç camii vardir. Bir de kabristan içerisinde tas kubbeli mescit vardir. Köy halkiyirmi iki kabileden tesekkül etmistir. Hepsi Türk ve Sünni’dir.
 
Köyün iki kilometre kadar dogu güneyinde Çukurören denilen yerde dört sene evvel kayalara oyulmus bir yer alti meskun yeri çikmistir. Yer altinda uzun bir dehliz, koridorlar, iki tarafli odalar varmis. Burasi bu köyde Fahr-ed-din Agaç, Hasan Kara ve Osman Topçu’nunu evlerinin altina rastliyor. Buraya kuyu agzi gibi bir yerden iniliyor.
Köyün kuzey dogusunda yedi kadar yigma höyük vardir. Kaya Mahmud Öreni denilen yer de pek eski bir meskun yerdir.
Buradaki mezarlardan gözyasi siseleri, vazolar ve sirça bilezikler çikiyormus.
Tarihin pirlanta yadigari olan Bekar Sultan Türbesi bu köye iki kilometredir. Tarlalarin içindedir.
Tarihin Kral Yolu, Bagdat Yolu bu köyün sinirlari içinden geçer.
Bu köyde tas duvarli avlular içindeki topraklar çok mümbittir. Buralarda çok güzel arpa yetisir. Köyde 400 kadar esek vardir. Esek bu köyün bas binek ve yük hayvanidir. Biz 18 Ekim 1970’de köyü incelerken çobanin önünde sigirdan çok bu uzun kulakli sevimli mahluklari gördür.
Aksaray’in bütün köyleri gibi bu köy de konukseverdir. Çesme basinda, yollarda ve eseklerle yolculuk yapan kadinlarin boyunlarinda ve gögüslerinde altinlar gördük. Köylerdeki emniyet sehirlere örnek olacak niteliktedir.
Hicib Köyü’nün batisinda bir tepede Akmezar köylüleri tas çikarirlarken küçük bir höyügün altinda küçük bir delik görmüslerdir. Bu kuyu agzini andiran bir deliktir. Merakli köylüler bu delikten inmisler. Burada kayaya oyulmus 30 kadar oda görmüsler. Burada saril saril akan bir de su varmis. Suyun serpintisinden deve seklinde kayalar meydana gelmistir. Bu yer alti çayinin Demirci, Agaçli ve Hicib köy ve kasabalarina giden içme suyunun kaynagi oldugunu söylediler. Biz bu haberi kitabimiz yazildiktan sonra aldigimiz için incelemeye imkan bulamadik.
TARIHDE HICIB (GÜRSU) KÖYÜ
Güzelyurt’a (Gelveri) bucagina bagli olan ve Aksaray’in dogusunda bulunan bir köyün çok eski bir tarihi vardir. Eski arsiv vesikalarinda bu ad (Hacib) seklinde geçer. Hacib, eski Islam Türk devletlerinde devlet baskaninin, hükümdarin en yakin güvenilir memurlarindan sayilirdi.

Bu Türkçemizde (perdedar) ve (kapicibasi) seklinde de ifade edilir.

Gelveri’yi Sultan II. Keyhavus’dan Konya Subasisi Sipahsâlâr 657 H. Tarihinde satin almistir. Burasi da Selçuk hükümdarlarindan birisininperdedarinin, hacibinin mülkü oldugu anlasilmistir. Sonra halkin agzinda bu ad (Hicib) seklini almistir.

Istanbul’da Basbakanlik Arsivi’nde 455 No da kayitli Kanuni devlerine ait bir Ilyazici Defterinde bu ad (Hacib Köyü) seklinde geçer. Malikanesinin yarisi da Turasin Dede’nin evlad vakfidir. Kara Abdal zaviyesinin yedi dervisi bulundugu da yaziliyor. Sultan III. Murad adina 992 H. Yilinda tutulan defterde de bu köyün Aksaray’in Bekir Nahiyesi’ne bagli oldugu söylenir ve yine Hâcib seklinde yazilir.
III. Murad zamaninda köyün yetmis mükellef nüfusu vardi.
Defterde sunlari da okuyoruz:
“Malikanesinin yarisi Kara Abdal zaviyesinin vakfi, üç de biri de Turasan Dede’nin evlad vakfidir. Köyün 784 akçalik bugday ve 560 akçalik arpa ösrü vardir. 424 akçalik Çift ve Bennâk, 30 akçalik Nim çift vergileriyle 14 akçalik Kovan ve 390 akçalik Tapu resmi vardir. Vakiflarin senelik gelirleri 960 akçadir.”
Kara Abdal zaviyesi yikilmistir.

Türbesinin kubbesi de çökmüstür. Zaviyenin kubbeli camii ayaktadir. Hicib Köyü Hasan Dagi’nin cömertçe sularini akittigi bir yere kurulmustur. Yakininda arsiv vesikalarinda gibi geçen, bugün (Kayi, Kaya) gibi konusulun yerde bir cami vardi. Yakin zamana kadar bu kubbeli camide Hicib’lilar Cuma namazi kilarlardi. Cami pek yakinda yikilmis, taslari Hiciblilar tarafindan yapi malzemesi olarak kullanilmistir. Köyünde yalniz döküntüleri kalmistir. Cami billur gibi bir kaynagin basina yapilmistir. Burasi Hititlerin adlandiramadigimiz bir mamuresi idi. Burasi Beysehir’deki Hitit abidesinin bulundugu Eflatun Pinari’na benzer. Oradaki Hititlilerin abidesi bize kadar gelmistir. Abidenin önünde beyaz ve sert bir zeminden binlerce göz halinde kristallesmis su kaynar. Biraz sonra da büyük bir çay halinde Beysehir Gölü’ne dökülür. Eflatun Pinari ile Kaya veyahut Kayipinari birbirinden kopya edilerek yaratilmis gibidir. Aksaray’in en muhtesem abidelerinden birisi olan Bekar Sultan Türbesi, yakinindaki Kümbet Türbesi de biraz ilerisindedir. Bu bölge büyük ciltlere gebedir. Gelecegin arkeologlari ve tarihçileri buralarda çok seyler bulacaklardir.
Burasinin Beysehir’deki Eflatun Pinari ve Fasillar Köyü gibi bir Hitit merkezi olusunda hiç süphe yoktur. Simdi yok olan ve eski arsiv vesikalarinda siyak (?????????) seklinde geçen ve adini yalniz bir tepeye birakarak yok olan Siyek Köyünün üstünde bir kaleye kazilmis bir Hitit kitabesi bulduk. Ilk defa bilim alemine sunma zevkini tattik. Acem höyügünde de Hitit yapilari ve eski eserleri çikartilmaktadir. Buralar Hititlerin en kalabalik bir sekilde isgal ettikleri yerlerdi.
Hicib’in Bekâr Sultan Türbesi’ni ve Kümbet denilen yeri üç defa ziyaret ettik.

Hicib’in batisindaki (Kaya, (Kayi), (Kayaya) denilen bir ören var idi. Burada Hicib’lilarin Cuma namazi kildiklari sekiz direkli, kubbeli bir cami, buraya yakin bir de Erikcil öreni bulunuyordu.

Köylüler burada eskiden Kayi Köyü bulundugunu biliyorlar. Simdi yapi döküntüleri kalmistir. Burada Çelebi degirmeni mevcuttu. Buradaki türbenin 400 metre kadar kuzeyinde (Iki Obali Ören) vardir. Buraya Yapilipinar’dan su, tastan harçla yapilmis muntazam bir kanaldan geliyor.Suyun kaynak taraflarinda iki virâne daha vardir.
Göltepe’de birçok degirmen tasi vardir. Burasinin gayr-i Islam devirlere ait bir meskun yer oldugu yapi kalintilarindan ve döküntülerinden anlasiliyor.
Bu topraklara Hasan Dagi cömertçe sular vermistir. Burada Eflatun Pinari’nin bir benzeri vardir. Buralar gayr-i Islami devirlerin çok kalabalik bir bölgesi idi. Bu yerler Hititlere ait birçok eserlere gebedir.

KÜNBED
Biz Kümbet denilen bu türbeyi Gelveri Bucagina bagli Gürsu (Hicib) Köyüne üçüncü defa gittigimizde bulduk. Nigde – Nevsehir ve Gürsu Köyü sinirlarinin birlestigi yerdeki bu kümbete at ve esek gibi vasitalardan baska vasitalarla gidilemez. Gürsu’dan ve Bekâr Sultan Türbesi’nden tasli ve bozuk yollardan yaya gidilir.
Kümbet, metrük büyük bir kabristanin içindedir. Bu Müslüman kabristani bize burada simdi adini tespit edemedigimiz ve adlandiramadigimiz büyük bir köyün oldugu söylüyor. Eski adi (Hâcib) olan ve buradaki bol sulu kaynaklarindan dolayi (Gürsu) adi verilen bu köyün Hititler devrine kadar çikan bir tarihi vardir. Burada, Akpinar denilen ve Beysehir’deki Eflatun Pinari’na benzeyen, sanki birbirinden kopya edilmis gibi olan bu pinarin önündeki gölcügün basinda bulundugunu tahmin ettigimiz Hitit abidesinin yok oldugunu etrafindaki döküntülerden anliyoruz. Burada bir de cami vardi. Hicib’lilar kirk-elli yil önce buradaki büyük camiye Cuma namazina gelirlerdi. Cami ve yanindaki binalar yikilmis ve civar, köylülere tas ocagi olmustu. Buradaki köyün adini da tespit edemedik. Iste buradan uzun ve zahmetli yolculuktan sonra kümbete gelinir. Mahruti kümbetli bu tas yapinin mahruti ve yuvarlak kubbeleri yikilmistir. Sekiz yüzlü ve büyük türbenin kapisi kuzeye açilir. Dogu yüzündeki kitabeli tas, bütün yontma taslar gibi sökülerek asirilmistir. Mezar ve eski eser soyucular türbenin içindeki yatirim sandukasini da dinamitle parçalamislardir. Bize kilavuzluk yapanlarin söylediklerine göre (Bekâr Sultan Türbesi) denilen türbenin kapisinin üstündeki kitabe kazinmis, oradaki yazi bu türbenin dogu yüzündeki tasa hak edilmistir. Simdi o kitabe de yok olmustur. Bu; türbelerden birisinin fazla olan gelirine konmak isteyen eskilerin, bir düzenidir. Maksatlarina kavusmus olacaklar ki, iki türbeyi de yüzüstü birakmislardir. Bunun kubbeleri yikilmis, Bekar Sultaninkinin de mahruti kubbesine dinamit konulmustur. Kümbet denilen türbenin içinde yatanin adi, ölüm yili gibi, türbeyi yaptiranin adi ve yapildigi tarih de simdilik bilinmiyor. Eger tedbir alinmazsa bu asil bina yakinda yok olacaktir.